
Gümüş renkli sabahlara uyandığında
İnce bir hasret uçuşmuyorsa eğer gözlerinde
Bu kendimdir diyerek
Bakabileceğin bir yüz yoksa aynalarda
Ayaklarından cesaret, yüreğinden merhamet akmıyorsa
Yürüdüğün yollara
Ve ne olmuşsa bir şekilde, bir yerlerinde hayatın, (daha&helliip;)

Bir mısralar anlatmaya yetmedi seni bir de benim dilim…
Ah güzel yar nasıl bir aşktı bendeki, nasıl bir sevgiydi ki içim senden vazgeçmedi.
Gözlerin ağlarken yanağımda, gitmek için hazırken gidemedim. Ah yar ne acılar çektim, çektirdim. Oysa hak etmemişti gözlerin gözyaşlarını. Hak etmemişti yüreğim sensiz geçen o günleri. İşte ben o zaman öğrendim ağlamayı… işte o zaman tattım uykusuzluğu…Sensiz alınan her nefesin nefes olmadığını…
Ah yar bu kadar çok severmiymiş insanoğlu ben kendime dahi inanamıyorum doğrusu. Güzel gözlerini görmediğim her gün zindanda kalmış gibi özgürlüğüm kısıtlanmış gibi oluyorum.
Ah yar seni sevmek nasıl bişey ben anlamadım sana da anlatamıyorum…
Ne hayaller vardı en başlarda…
Başlamıştı işte bir bakış yetmişti başlamak için…
Doğru söylüyorlardı birbirlerine doğruları vardı buna inanıyorlardı…
Ve bir gün doğrular terk etti onları yerini yavaş yavaş küçük yalanlar aldı… Önce kaprislerin yüzünden söyledim denildi açıklama olarak… sonra bu yalanlar kırıcı olmaya başladı.. Sustu kadın erkekse umursamadı bile… Hani hep doğrular olacaktı öyle denilmişti en başta ne oldu doğrulara inanan iki güzel yüreğe. Sevgileri demi yalandı bu iki insanın… (daha&helliip;)