Neye hayıflanıp, üzülsem bilmiyorum …
Çok değil bundan 60 yıl önce gelmiş geçmiş en büyük zulüme uğrayan bir milletin torunlarının bugün aynı zulmü başkalarına yaşatmasına mı ?
Barış gönüllüsü Rachel Corrie’yi buldozerle ezip öldüren İsrail askerlerinin yine bir barış elçisini kafasından vurarak öldürmesine mi ?
İsrail askerlerinin 13 yaşındaki bir çocuğu araçlarına bağlayıp kalkan olarak kullanmasına mı ? (daha&helliip;)
Tam tamına bir yıl oldu özledik be çoçuk seni …
1 Haziran 1982 tarihinde hayata ağlayarak merhaba dediğinde , Tatlı bir tebessümle sana çevrendeki herkes gülümsüyordu…
Şöyle dolu dizgin yaşanmış asırlık bir ömrün bütün mutluluklarını tadamadın . Gün geçtikçe derinleşen acılarınla , Küstah kibirli görünsede ölümün huzurunu özleyen , mağrur görünsede acıyı saklamaya çalışan yüzünle, başka bir yıldönümünde bizleri yalnız bıraktın..
Dayanamadı kalbin .
Kim bilirdi ? Aynı gün doğum yıldönümünde seni toprağa emanet edeceğimizi !
Arkadaşlar yıldızlar gibidir , bazen kayarlar .. Onları her zaman göremezsiniz ama varolduklarını ve sizi düşündüklerini bilirsiniz . Bugün dostum, arkadaşım ve kardeşim saydığım Ahmet Dumlu’yu kefenleyerek ellerimle bugday rengi toprağa emanet edişimin yıl dönümü …
Senin gibi dosta sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Allah taksiratını affetsin , Mekanın cennet, doğum günün kutlu olsun kardeşim. !
Geceyi sev,
Geceyi, gözlerinde kaybolduğun sevişmelerin hatırına sev,
ölüm uykusu kararlılığıyla sustuğu için değil,
Bakarsın,
ruhun ihtimallerle dolar sabahına…
Özlemi sev,
Özlemi, ruhunun çıkmaz sokaklarında kaybolmadığı için sev,
gönlünün derinliklerinde gölge gibi dolaştığı için değil
Bakarsın,
Hasret tokat gibi vurur da yüzüne çıkar gelir sabahına (daha&helliip;)
Ayrılık yüzünden ..
Hiç yanmamıştı, canım bu kadar..
Geleceğe bakıp hiç ürpermemiştim, mesela
Toprağın altında saklanan sırlar gibi, ölüm gibi..
Alış artık gönlüm
O artık başka bir fotoğrafın hikayesi.
Güneş yüzünden …
Canı yanmış Kardelen’in sızısına
Gönlümün beni mecbur ettiği, kadarıyla yazdım
Umutlarını kaybetmiş birinin ölümü göze alması gibi..
Alış artık gönlüm
O artık başka bir hayatın anlamı. (daha&helliip;)

Hani çocukken oynadığımız oyunlarda ki gibi,
Sen saklansan yine ve ben hiç sıkılmadan arasam…
“Bulamadığımda çıkmazsan” diye öyle çok korkuyorum ki…
Seni hiç bulamazsam, durmadan gözlerimi yummak zorunda kalırsam ya…
Bir gün kendiliğinden çıkar mısın; “Ben seni çok özledim.” dersem ??
Özlemin olmasa ne anlamı kalırdı umut etmenin,
Umut olmasa özlem denir miydi yürekteki derin sevgine…
“Umut etmekten bıkarım” diye öyle çok korkuyorum ki…
Göz gördüğüne inanır gönül ise gözün görmediğini uzaklarda arar ya…
Bir gün karşıma çıkar mısın; “Ben seni çok özledim.” dersem ??
Sayfalarca değil, sadece iki kelime yeterlidir, arkadaşını yüreğine sığdırmak için…
Herkes kendini tanır, bilir, sever, içinde biraz kibir varsa, kendini övmeyi, övülmeyi de sever. Olumlu yönlerini görür kendi içinde, olumsuz taraflarını göremez, anlatamaz. Korkar, yalan söyler. Çok severse … Aptallıklarıyla övünür.. Bencil bir insan olur..
Kişi istese de kendini doğru bir şekilde ifade edemez, çoğu zaman bu böyledir. Hep eksik kalır.. (daha&helliip;)

Aşk mutfağından yalnızlık tarifleri
Malzeme: 2 kişi, 1 ilişki
Hazırlanışı: Mutlu günler geçirilir. Beraber olunmaktan alınan keyif , kaynayana kadar hayatın her aşamasıyla sık sık karıştırılarak yaşanır. Arkadaşlar ortak edilir ilişkiye. Sinemaya gidilir, çıkışta filmden hiç bir şey hatırlanmaz, geriye kalan sadece sevgilinin film boyunca tuttuğu elinizde kalan sıcaklıktır. Sözler verilir. Sözlerin altında ezildikçe, yalanlar söylenir. Mutluluk fokurdamaya başlayınca, ilişkinin altı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. Oda sıcaklığına geldiğinde kıskançlık ve kavga gibi baharatlar göz kararı eklenir. Arzuya göre aldatma da konulabilir. (daha&helliip;)